Ana Sayfa Özgeçmiş

Konular

İletişim Bilgileri

info@feyzabayraktar.com

Nisan Psikolojik Danışma Merkezi Bağdat Caddesi Prenses Palas Apt. No:106 D:2 Feneryolu/İstanbul

(216) 358 26 64-358 13 43

  Kadın Psikolojisi  -  Adet Dönemi Sıkıntıları

Adet Öncesi Sendrom (Premenstrual sendrom ,PMS) her ay, adet öncesi kadınlarda görülen fiziksel ve duygusal değişimler olarak tanımlanabilir. PMS adet döneminin bitmesi ile son bulur. Adet öncesi ortaya çıkan fizyolojik ve psikolojik belirtiler kadından kadına farklılık gösterebileceği gibi, aydan aya da değişim gösterebilir. Menopoza girmeden önceki dönemde bu belirtilerin yoğunlaşma olasılığı fazladır. Belirtiler, menopozun başlaması ile son bulur.

Adet öncesi dönemde depresyon, sinirlilik, alınganlık, hassaslık ve duygusal iniş çıkışlar kadınların en çok şikâyetçi olduğu psikolojik belirtiler arasındadır. Fizyolojik belirtiler arasında ise yorgunluk, şişkinlik, göğüs hassasiyeti, iştah artması, cilt problemleri, kasık, bel ve sırt ağrısı olarak gösterilebilir. Bunların dışında uyku düzeninde değişiklik, yoğunlaşma güçlüğü de sıkça belirtilen şikâyetler arasındadır.

Her kadın adet öncesi şikâyetlerini birbirinden farklı yasadığı için bu dönemde fiziksel ve psikolojik olarak kendisini nelerin rahatsız ettiğini zamanla öğrenir. Bu belirtilerin şiddetine ve gündelik hayatini etkileyiş sekline göre önlem alması bu dönemde yasayacağı stresi hafifletmesine yardımcı olabilir. Örnek olarak, adet öncesinde yoğunlaşma güçlüğü çeken kadınların bu dönemde konsantrasyon gerektiren işlerden, eğer mümkünse, kaçınması ya da bu dönemde çabuk sinirlenen kadınların hayatları ile ilgili önemli kararlar almamaya özen göstermesi gösterilebilir.

Kadınların %80i adet öncesi ortaya çıkan fizyolojik ve psikolojik değişimlerden şikâyet eder. Yalnız klinik olarak incelendiğinde Adet Öncesi Sendromu kadınların %20-%30 unda görülmektedir. Diğer bir deyişle adet öncesi kadınların çoğunluğunda ortaya çıkan her belirtiyi Adet Öncesi Sendromu olarak tanımlamak doğru olmaz. Taninin konması fizyolojik ve psikolojik belirtilerin uygun bir şekilde hafifletilmesi için önem taşır.

Adet Öncesi Sendromu’nun bilimsel olarak kanıtlanmış bir tedavisi henüz bulunmamakla birlikte yapılan klinik araştırmalar hayat düzeninde yapılan bir takim değişiklikler, ilaç desteği, psikolojik ve çevresel destek ile şikâyetlerin azaldığını göstermiştir.

Fiziksel tedavi olarak, hekim kontrolünde kullanılan doğum kontrol hapları, ağrı kesiciler, diuretik ilaçlar, antidepresantlar önerilebilir. Yine hekim önerisi doğrultusunda kalsiyum, magnezyum ve E vitamini desteği de PMS belirtilerinin hafiflemesi için yardımcı olabilir.

Tedavinin bir parçası olan yasam tarzındaki değişiklikler içinde egzersiz ve beslenme düzeninde yapılan değişiklikleri gösterebiliriz. Egzersiz yapmak endorfin hormonunun salgılanmasına yardımcı olduğu için bu dönemde ortaya çıkan depresyon, sinirlilik hali gibi belirtilerin hafiflemesinde destekleyici olur. Aynı zamanda, egzersiz vücut dayanıklılığını arttıracağı için adet öncesinde meydana gelen fiziksel belirtilerin pek çoğunun da hafiflemesine yardımcı olur. Egzersiz yapmak dışında beslenme düzeninin değiştirilmesi de bu dönemin rahat atlatılması için önemlidir. Tuz alımını azaltmak vücudun su toplamasını azaltacağı gibi, şekerli ve bol karbonhidratlı besinlerin alımının azaltılması da şişkinliği azaltacaktır. Kafein ve alkol alımını en aza indirgemek duygusal iniş çıkışları, sinirlilik halini azaltacaktır. Gevşeme egzersizleri de adet öncesi dönemde artan stresin giderilmesinde yardımcı olacaktır.

Bu dönemde hissedilen yoğun duyguların sağlıksız bir şekilde çevredekilere yansıtılması kişinin gündelik hayatini zorlaştırabileceği gibi sosyal ilişkilerini de zedeleyebilir. Adet öncesi dönemin getirdiği sıkıntıları yoğun şekilde hisseden bir kadının bu dönemde hissettiklerini çevresi ile paylaşması kendisini rahatlatabileceği gibi çevresi ile olan iliksilerinin de sağlıklı bir şekilde devamını sağlayacaktır. Eğer kişinin öfkesini, yasadığı stres ve gerginliği çevresi ile paylaşması mümkün değilse hissettiklerini bir kâğıda dökmesi onu rahatlamak ve çevresine daha az yansıtmasına yardımcı olacaktır. Eğer bu dönem hissedilen duygusal değişimler kişinin gündelik hayatini ciddi şekilde aksatmasına sebep oluyorsa bir uzmandan psikoloji destek alması kişiyi menopoza kadar sürecek olan bu dönemsel sıkıntıların yaşam kalitesini düşürmesini önleyecektir.